16 Temmuz 2009 Perşembe

Beni İzleyin Anacım

Blogu epey boş tuttum, doğrudur. Yine olsa yine yaparım. Çok olay oldu bu arada. SBS sonuçları çıktı, mutlu oldum vesaire vesaire. Bana bir İstanbul yolu gözüktü, eğer olursa benim için büyük yararları olacak kesin. Ama gerçekten başaracak mıyım? Umarım.

Tabii bir de tatil var. Bir hafta sonra falan kayıtlar başvurular vesaire için İstanbul'a gitmem gerekecek, benimse burada "yazın bitiririm" diyerek bıraktığum yüzlerce eski, onlarca oyunum var. Kolaysa bir hafta içinde bitir. >_>

Tabii bu arada evin önündeki havuzla son günlerim(hem İstanbul'a gidiyorum, hem taşınıyoruz), iyi kullanmam lazım. Denizli şehirdeyim denize gitmemek olmaz. Eeee napcam ben?

Neyse, başlığın böyle olmasının sebebi var. Çoğunuzun bildiği gibi C&C 4 duyuruldu, yakında da videosu gelecek. Daha detaylı geldikçe ben de yazarım. Sonuçta for keyn yani.

Bir de yazılar yazmaya devam edicem.

O değil de, son zamanlarda bir "yalnız" hissediyorum sanki ya. Ne bileyim, yalnız işte...(uzatma lan sevgili istiyon <_<')

Hadi ben kaçtım.

Not: Bunu yazarken Killer Instict ve bir yığın başka Machinae Supremacy şarkısı çaldı.

12 Haziran 2009 Cuma

The End

Bitti... 8 yıllık ilköğrenim hayatı, 3 yıllık arkadaşlarımla birlekteliğim bitti. Artık 8-C yok, herkes dağılacak, çoğu yine aynı şehre, kimileri başka şehirlere. Artık haftada 5 kere göremeyeceğim arkadaşları, dostları, oksijeni boşa harcıyan insanları.

Haliyle üzülüyor insan. Sonuçta 3 sene boyunca ailenizden daha uzun süre görünce onları aranızda bir bağ oluşuyor ister istemez. Ancak ne güzel söylemiş Fatih Aydoğduoğlu:

Hatırla bugün kendini
Üzülme sakın derinden
Dünya durur, Oyungezer


Evet, bu bir son, ancak aynı zamanda bir başlangıç. Daha iyiye, daha güzele bir başlangıç. Umutlu bir başlangıç.

Ancak, insan demeden edemiyor "bir en iyi dostumu, sıra arkadaşımı, diğer sınıflardaki arkadaşlarımı falan da götürseydim ya İstanbul'a?"